Çanakkale Haberleri, Son Dakika Çanakkale Haberleri

MÜSİLAJ, ÇANAKKALE’DE BALIK SATIŞLARINI DÜŞÜRDÜ, BALIKHANE ESNAFI ZORDA

ÇANAKKALE Boğazı ve Marmara Denizi’nde aylardır balıkçıların kabusu haline gelen halk arasında deniz salyası olarak da bilinen müsilaj, avcılıktan sonra şimdi de balık satışlarını vurdu. Denizleri kaplayan müsilajın balıkları zehirleyip öldürdüğü ve insan sağlığı için olumsuz etkileri olduğu iddiaları yüzenden vatandaşların kafasının karıştığını belirten balıkhane esnafı, bu yüzden balık satışlarının durma noktasına geldiğini söyledi. Marmara Denizi’nde ve Çanakkale Boğazı’nda görülen müsilajın balık ölümlerine neden olduğu iddiaları, vatandaşları balık tüketimi noktasında endişelendirdi. Deniz salyası olarak da bilinen beyaz, köpüksü ve yapışkan bir madde olan müsilajın balıkları zehirlediği ve insan sağlığına uygun olmadığı yönündeki iddialar nedeniyle balık tüketiminin en yüksek olduğu kentlerden biri olan Çanakkale’de, satışlar bir anda durma noktasına geldi. Balıkhane esnafı, son günlerde müşterinin uğramaz olduğunu, gelen vatandaşların da balıklara bakıp, tereddütlerini dile getirdiklerini ve birçoğunun alış veriş yapmadan ayrıldıklarını belirtti.’MÜSİLAJ ZEHİRLİ BİR MADDE DEĞİL’Aynı zamanda Su Ürünleri Mühendisi olan balıkhane esnafı Sadri Dinçer, müsilajın yaklaşık 8 yıldır var olduğunu, bu sene çok yoğun görüldüğünü söyledi. Dinçer, Müsilaj zehirli bir madde değil. Bu fitoplanktonların denizdeki patlamasından dolayı oluşuyor. Müsilajın balıklara bir zararı yok. Hatta büyük balıkların beslenme kaynağı olan bir madde. Bu sene denizdeki bazı canlı türlerinin azalması, bazı türleri çoğalmasından dolayı müsilaj çoğaldı. Müsilajın sadece balıkçıya zararı var. Balıkçının avlanmasını engelliyor, zorlaştırıyor. Müsilaj, ağların çekilmesini zorlaştırıyor. Müsilaj, hem balığa hem de temas ettiği insana hiçbir zararı yok. Bazı söylentiler çıktı; müsilajın olduğu bölgede tutulan balıktan zehirlenenler olduğu, bu balıkların zararlı ve tüketilmemesi gerekiyor diye. Bu yanlış. Halkımız da bundan etkileniyor. Son 10 gündür işlerimizde çok düşüş var. Halkımız yanlış bilgilendirilmiş olmasın. Balığı gönül rahatlığıyla tüketebilirler. Halkımızın bu konuda bilinçlenmesini istiyoruz. Bazı müşteriler balığın Ege’den mi, Marmara’dan mı çıktığını soruyor. Türkiye’nin her yerinden çıkan balığı vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla yiyebilir. Geçen sene tam tersi koronanın ilk çıktığı zamanlarda işlerimiz artmıştı. Çünkü insanlar balığı bağışıklığın güçlendirdiğini düşünüyorlardı. Son 10 günden beri çıkan dedikodularla satışlarımız düştü dedi.’BALIKLAR, MUSİLAJ SOLUNGAÇLARINI TIKADIĞI İÇİN ÖLÜYOR’Volkan Kaşıkçı ise, ‘Son günlerde vatandaşın ve balıkçının gündeminde müsilaj maddesi var. Müsilaj her sene olan bir durum. Bu sene uzun sürdü ve gündeme çok geldi. Kulaktan kulağa dönen dedikodular var. Balık yendiği zaman zehirlenme olur gibi. Bu gerçeği yansıtmıyor. Müsilaj sadece avcılığı etkiliyor. Balığın avlanmasında azalma oluyor. Balık zehirlemez. Biz kendimiz de tüketiyoruz. Halkımızın kulaktan kulağa dönen dedikodulara inanmamasını istiyoruz. Bu söylentiler çıktıktan sonra işlerimiz çok düştü. Müsilaj, denizin içinde ve denizin kendisinin ürettiği bir madde. Vatandaş tedirgin. Sosyal medyada balık ölümleri diye haber yapıyorlar. Bu balık zehirlendiğinden ölmüyor. Balıklar solungacından nefes alıyor. Müsilaj balıkların solungacını tıkıyor. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla balık tüketebilir. Haberlerde müsilaj konusu döndüğü için 10 günden beri satışlarımız dip seviyede. Balıkhaneye insan gelmiyor diye konuştu.’BÖYLE BİR DURUM OLSA MEKANLARIMIZI KAPATIRIZ’Cengiz Sarıgül de, müsilajın da yaşayan bir deniz canlısı olduğunu ifade ederek, Tamamen balıkçıya zararı var. Halkımız yanlış yönlendirildiği için bu konuda bilinçsiz olduğu için balık ölümlerinin zehirlenmeden olduğunu düşünüyor. Kendilerine de zarar vereceğini düşünüyor. Ama aslında böyle bir durum yok. Müsilajın sebebi araştırılıyor. Tarak, midye ve deniz hıyarı dedikleri canlıların biraz fazla toplanmasından dolayı bu sene bir artış oldu. Yoksa her sene 10-20 gün biz bunu yaşıyorduk. İnsanlarımız korktular. Böyle bir durum olsa biz bu riski göze almayız. Mekanlarımızı kapatırız. Halkımız gönül rahatlığıyla balık tüketebilir dedi.’SARDALYANIN IZGARA OLMA ZAMANI BAŞLADI’Gökhan Uysal ise, ‘Marmara Denizi’nde müsilaj devamlı olan bir durum. Müsilaj dediğimiz planktonlardan oluşuyor. Balığın yediği şeyler bunlar. Zehirlemesi mümkün değil. Müsilaj balıkçılarımızın avcılığını etkiliyor. Ağlara yapıştığı için balıkçılar rahat avcılık yapamıyor. Balığı zehirlediği yok. Müsilajın en büyük sebeplerinden biri belediyelerin, fabrikaların deşarjı. Bunları biraz daha kontrol altına almamız lazım. İnsanların kafasında Marmara Denizi’nden çıkan balık zehirli midir diye bir soru işareti var. Böyle bir durum yok. Zaten bu ortamda balık yaşamıyor. Tutulan balıklar müsilajın olmadığı yerler. Müsilajın olduğu yerde zaten avcılık yapılamıyor. Bunlar satışlarımızı etkiledi. Şuan sardalya mevsimi geliyor. Sardalya bizim Çanakkale bölgemize özgü bir balık. Sardalyanın yavaş yavaş ızgara olma dönemi de başladı. Halkımız gönül rahatlığıyla balık alıp, mangallarını yakıp yiyebilirler diye konuştu.’BALIK YEMEYE KORKACAĞIZ’Çanakkale Boğazı’nda nisan ve mayıs aylarına oranla deniz yüzeyinde görülen müsilaj maddesi iyice azaldı. Ancak bazı bölgelerde halen az miktarda da olsa görülmeye devam ediyor. Kordonda yürüyüş yaparken, balıkçı barınağı yakınında deniz üzerinde tabaka şeklindeki müsilajı gören Gülizar Ceylan, ‘Balık yemeye de korkacağız. İğrenç, şu rezilliğe bak. Denizin temizlenmesi lazım. Halkımız da denize ne bulursa atmış. Uzun zamandır dışarı çıkmadım. Çıkınca yakından gördüm dedi.

Bir önceki yazımız olan Gelibolu'da çevre temizlik çalışması yapıldı başlıklı makalemizde Çanakkale, Dünya Çevre Günü ve Gelibolu hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir